GÜNÜN NOTLARI

 

HAYRANLIK AŞKI BESLER

20.10.2012

 


Danışan: Eşimi aldattım ve çok pişmanım. Ona söylemeyi planlamıyorum, kaldırabileceğini sanmıyorum ama bir yandan da çok vicdan azabı çekiyorum.
- Dr. Başak: Diğer kişiyle ilişkiniz hâlâ devam ediyor mu?
Danışan: Etmiyor ama kafamdan çıkaramıyorum. Onu çok özlüyorum. İçimde sanki bir boşluk var.
- Dr. Başak: Eşinizle aranız nasıl?
Danışan: Sıradan.
- Dr. Başak: O ne demek?
Danışan: Hiçbir heyecan yok. 17 yıllık evliyiz. Birbirimizi tanıdığımızda çok gençtik, üniversiteyi bitirir bitirmez evlendik. Çocuklarımız oldu, kendimizi onları büyütmeye adadık. Zaman içinde de birbirimizden iyice uzaklaştık. O başka şeylerden zevk alıyor, ben başka. Onunla olmak beni heyecanlandırmıyor artık. Biraz da onun suçu, hobilerinden yavaş yavaş elini ayağını çekti, kendine de hiç bakmıyor, çok kilo aldı. Tek yaptığı şey televizyon seyretmek. Onunla konuşacak bir şey bulamıyorum artık.
- Dr. Başak: Evliliğinizden hiç memnun değilsiniz anladığım kadarıyla.
Danışan: Evliliğimiz tipik bir evlilik haline dönüştü. Uyanıyoruz, çocukları servise bindiriyoruz, işe gidiyoruz, işten yorgun argın gelip yemek yiyoruz, sonra ikimiz de televizyon karşısında uyuyakalıyoruz. Günlük konuşmalarımız 10 dakikayı geçmiyor. Bir hafta sonumuz var, onda da eşim büyük kızımızı dershaneye götürüyor, ben de küçüğü spora götürüyorum, alışveriş vesaire derken yine akşam oluyor. Bırakın birbirimize, kendimize ayıracak zamanımız bile yok. Çok monoton bir evliliğimiz var. Etrafıma bakıyorum bütün arkadaşlarımın evliliği bizim gibi.

BEĞENMEDİĞİNİZ KİŞİNİN HER ŞEYİ SİZE BATAR

- Dr. Başak: Ve bu sizi, bahsettiğiniz aldatmaya götürdü öyle mi?
Danışan: Maalesef o da çok tipik. İşyerinden tanıdığım biri, o da evli. İkimiz de birbirimizi, eşlerimizden daha fazla görmeye başlayınca ister istemez yakınlaştık. Onunla yakınlaştıkça eşim bana daha sıkıcı gelmeye başladı. Sıkıcı hayatıma bir renk geldi. Her sabah uyanmak daha fazla heyecan vermeye başladı. Küçük kaçamaklarımız hayatımın tek eğlencesi haline geldi. Kısa sürede birbirimize bağımlı olduk ama nereye kadar. Ne o eşinden ayrılabilir, ne ben eşimden.
- Dr. Başak: Neden ayrılamazsınız?
Danışan: Çocuklar daha küçük. Ailemi bozamam.
- Dr. Başak: Diğer yandan eşinizle yaşamak çok zorluyor sizi.
Danışan: Evet ama katlanmak zorundayım.
- Dr. Başak: Evliliğinizin ilk yılları nasıldı?
Danışan: Hiç böyle değildi. Biz aşık olarak evlendik. Ben onun peşinden çok koştum işin doğrusu. Çok beğenirdim. O zamanlar ona hayrandım.
- Dr. Başak: İşte sihirli kelimeyi söylediniz. Evliliğinizdeki en büyük problem de bu! Eşinize artık hayran değilsiniz. Tanıştığınız ilk günleri hatırlayın; birbirinize söylediğiniz o güzel sözleri, hayranlık dolu iltifatları. Eşinizi aldattığınızı söylediğiniz kişi ile de ilişkiniz büyük bir olasılıkla böyle başladı. Eğer bu iltifatlar olmasaydı ilişkiniz başlar mıydı? Hayranlık bir ilişki için gerekli olan en önemli element. Sevdiğiniz kişinin sadece görünüşüne, davranışlarına değil de, onun hayatını nasıl yaşadığına hayran olduğunuzda ona karşı sevginiz hiçbir zaman bitmez. Ona hayran olmadığınızda onunla olmak, artık acı vermeye başlar. Aslında karşınızdakine de haksızlık yaparsınız.
Danışan: Neden?
- Dr. Başak: Beğenmediğiniz kişinin her şeyi batar; konuşması, giyinmesi. Onu devamlı eleştirirsiniz. Onun yanında mutlu olmadığınız için hem ona hem de kendinize kızarsınız. Size birisi devamlı eleştirel davransa haksızlık yapmış olmaz mıydı?

ARTIK BİRBİRİMİZE TAHAMMÜL EDEMİYORUZ

Danışan: Ne demek istediğinizi anladım. Ona resmen kötü davrandığımı düşünüyorsunuz.
- Dr. Başka: Bilmiyorum, öyle mi?
Danışan: Olabilir. Onu çok fazla eleştiriyorum. O da bundan bıktı; “Ne yaparsam yapayım sana yaranamıyorum” diyor.
- Dr. Başak: Dolayısıyla o da size iyi davranmıyor.
Danışan: Evet, ne kötü değil mi? Aynı çatı altında birbirine tahammül edemeyen iki kişi.
- Dr. Başak: Ona hayranlığınız nasıl azaldı?
Danışan: Daha önce de söylediğim gibi, kendine hiç bakmıyor, dünyada ne oluyor ne bitiyor ilgilenmiyor. Bir de son zamanlarda beni en çok sinirlendiren, ne zaman dışarıya çıksak ya garsonla ya da satış görevlisiyle bir tartışmaya giriyor.
- Dr. Başak: İlk zamanlar görüntüsüne hayrandınız ama zaman içinde görüntüsü değişti. Eğer karşınızdaki kişiye tümüyle, insan olarak hayran değilseniz, ilişkiyi sürdürmek çok zorlaşır. Gençken aşık olduğunuz kişiyi değerlendirmek daha zordur. Derinine inceleme gereği duymadan aşık oluveririz ve bu ömür boyu sürecek sanırız. Güzellik, yakışıklılık, maddi durum gibi gelip geçici şeyler bizi daha kolay etkiler. Bunlar azaldıkça hayranlık da azalır.

DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORSAN SAYGI DUYMUYORSUNDUR

Danışan: Ben böyle olmasını istemezdim. Hayranlığım bitti diye evliliğimi bitirmeli miyim yani?
- Dr. Başak: Buna hemen karar vermenize gerek yok. Önce ilişkinizi biraz daha dikkatli değerlendirelim. Eşinize hayranlığınız tamamıyla bitti mi yoksa hâlâ hayran olduğunuz birkaç şey sayabilir misiniz? Davranışlarını, görüntüsünü filan sormuyorum, insan olarak beğendiğiniz özelliklerini soruyorum.
Danışan: Bana çok güvenir, aslında çok komiktir, vicdanlıdır, cömerttir, aklına koyduğunu yapar, iyi bir kalbi vardır, bir de sabrına hayranım.
- Dr. Başak: Birçok güzel şey saydınız. Ama farklı olmasını istediğiniz, beğenmediğiniz özellikleri de var. Peki, resmin bütününe baktığınızda bu beğenmediğiniz özellikleri ile onu olduğu gibi kabul edebiliyor musunuz? Çünkü onu olduğu gibi, tümüyle kabul edemezseniz, onu hep değiştirmeye çalışırsanız ona saygı duymuyorsunuz demektir ki bu da ilişkileri olumsuz etkileyen önemli bir faktör. Dolayısıyla, ilişkilerde sorunların ortaya çıkma nedeni çoğunlukla “heyecanın kalmaması” değil, hayranlığın, birbirini olduğu gibi kabulün, saygının kalmaması.
Danışan: Evet haklısınız, onu olduğu gibi kabul etmekte güçlük çekiyorum. Hep değiştirmeye çalışınca onu beğenmediğimi, belki de ona saygı duymadığımı düşünüyor olabilir.
- Dr. Başak: Bu da onun size karşı kızgın, ilgisiz ve sevgisiz davranmasına yol açabilir. Sizce o size hayran mı?

ONA YENİDEN HAYRAN OLABİLİRSİNİZ

Danışan: Eskiden çok hayrandı buna eminim ama şu anda emin olamıyorum.
- Dr. Başak: Aşkın ilk günkü gibi güçlü kalması için çiftlerin birbirine hayranlık duymaları çok önemli. Bu kendi kendine olmuyor, bu hayranlığı ikinizin de çaba göstererek beslenmesi lazım, gün be gün.
Danışan: Biz bunu çok ihmal ettik. Başkalarının hayranlığı ile beslenmek daha kolayımıza geldi. Çok mu geç artık? Eşimle ilişkimizi kurtarabilir miyiz?
- Dr. Başak: Onun beğendiğiniz, hayran olduğunuz olumlu özelliklerini hatırlamazsanız, sadece eksikliklerine odaklanırsanız, ondan soğumanız çok doğal. İnsan beğenmediği bir kişinin yanında olmak ister mi?
Ya da beğenilmediğini düşündüğü bir kişinin yanında olmak ister mi? Size sıradan biriymiş gibi davranan, hiç ilgi göstermeyen bir kişinin yanında olmaya mı can atarsınız yoksa size hayran olan, güzel sözler söyleyen kişinin yanında mı?
Sizi beğenen veya beğendiğiniz kişinin yanında olmak sizi daha mutlu eder. Bu en doğal insan reaksiyonudur. Hatta kendinizi daha da fazla beğendirmek, karşınızdaki kişinin size olan hayranlığını sürdürebilmek için çaba gösterirsiniz, motivasyonunuz, hayat enerjiniz artar.
İşte heyecanın kaynağı da budur. Çoğu kaçamakların, aldatmaların da altında bu yatar; güzel, yakışıklı hissetmek ve beğenilmek. Eşinizden ayrılamıyorsanız, tekrar ilk günlerdeki gibi hissetmek, ilişkinizi kurtarmak istiyorsanız, birbirinizin hayran olduğunuz özelliklerini tekrar gözden geçirip dikkatinizi bunlara vermenizi ve bunları birbirinize sık sık ifade etmenizi tavsiye ederim. Ömrünüzü ya birbirinize tahammül etmeye çalışarak geçireceksiniz, ya da birbirinize yeniden hayran olarak.

  SON EKLENEN 30 YAZI <<< TÜM KAYITLAR >>>

HER AN ÖFKELİ MİSİNİZ?

"İhmal Etme, Geleceğine Sahip Çık" konferansı düzenlendi

Uyuşturucular Ve Uyuşturucu Bağımlılığı İle Mücadele

"Sağlıklı gençlik, mutlu gelecektir".

Kızlara 'aile ve ergen' iletişim semineri

Psikolojik Olarak Yaşam Doyumunun Ölçülmesi

Uykusuzluk, 700 genin işlevini etkiliyor

Kadın sağlığı ve ruhsal yönleri

'Anadolu'dan Afrika'ya Şefkat Eli' konferansı düzenlendi.

Acı ger­çe­ği Prof. Ay­tül Ço­rap­çı­oğ­lu açık­la­dı: “Tür­ki­ye­’de her 3 ki­şi­den 1’i dep­res­yon­da­”

ACIYI SEVMİYORUM

DUYGUSAL AÇLIK ŞİŞMANLATIYOR

15 soruda çocuklar neden korkar?

Dünyada 350 milyondan fazla kişinin depresyona yakalandığı belirlendi!

İLİŞKİYİ YENİDEN CANLANDIRMAK

İyileşirim Psikolojisi Tedaviyi Olumlu Etkiliyor!

Çocuklara ölüm nasıl anlatılır-Ölüm haberi nasıl verilir?

HAYRANLIK AŞKI BESLER

Her 100 kişiden ikisi temizlik hastası

Dünya Bunalımda

6 kadından biri seks yapamıyor!

Depresyon Kadınlarda Daha Sık Görülüyor

İşte obezitenin nedeni!

DEPRESYON HASTALARININ YÜZDE 60'I DOKTORA BAŞVURMUYOR

Türkiye'de her 5 kişiden birinin ruhsağlığı bozuk mu?

30 yaş üstü kadınlar erkeklerden daha mı ahlaklı?

Dr. Cristina Mateescu, balın ılık tüketilmesi halinde stresi önlediğini açıkladı.

 

Hakkımda

Sorularınızı İletin

YEMEK ÖNERİLERİ

Lolipop Kek

 

+ stres 1.5.2018

 

+ Oglum 14.2.2018

 

+ PANİK ATAK NÜKSETMESİ 16.11.2017

 

+ İletişim bilgileri 28.8.2017

 

+ tıpta uzmanlık 11.4.2017

 

+ asd 13.12.2016

KİTAP ÖNERİLERİ

 

Giderken Bana Bir Şeyler Söyle

Ayrılırken söylenen sözler, beraberken yaşananaların özetidir....

 

FİLM ÖNERİLERİ

 

Pele: Bir Efsanenin Doğuşu

Film Brezilyalı ünlü futbolcu Pele'nin mücadele dolu yaşamı hakkında. Futbol ile alakası olmayan be...

 

TURKISH HOSPITAL  DOHA QATAR

info@morgunler.com

Tasarım : Faruk GÜNEŞ

anasayfa  I  yemek önerileri  I  kitap önerileri  I  sorularınız  I  sorun cevaplayalım  I  bana ulaşın